Hakkımızda

Lalezar’ın Hikayesi
Yaklaşık yirmi yıl kadar önce, farklı kültürden yetenekli iki genç kadın arasında derin bir dostluğun temelleri atıldı. Biri Türk diğeri Amerikalı olan iki kadın; konuşmayı, okumayı, alışveriş yapmayı, yemek pişirmeyi ve kültürlerine ait daha nice güzel değerleri, birlikte paylaşarak öğrendiler.

Dostlukları, bir lale gibi asil, kıymetli ve göz alıcı bir güzellikle büyüdü. Yirmi yıl sonra Türkiye’de yaşamaya başladılar. Dostluklarını, günlük yaşamlarını, kültürel paylaşımlarını ve ortaya çıkan güzel duygularını bir marka altında, zarafeti seven insanlarla paylaşmaya karar verdiler.

Bizim hikayemiz, lalenin varoluş hikayesini büyüten aşk, saygınlık, güç ve güzellik gibi manevi değerlerle başladı ve devam ediyor.

Lale’nin 12. yüzyılda keşfedildiği söylenmektedir. Keşfedildiği tarihten bu yana; ona bir çok anlam ve sembolik değerler biçildi. Sanatçılar, onun güzelliğini yansıtabilmek amacıyla kimi tuvale, kimi çiniye, kimi nakışlarına kimi de oymalarına göz nurunu akıttı.

Lale, ilk şöhretini 15. yüzyılda, Sultan I. Süleyman Han döneminde kazandı. Sultan Süleyman Han, özellikle eşsiz görüntüsü ve güçlü duruşundan dolayı kendine özel lale bahçeleri kurdurdu. Bu bahçelerde, nice romantik akşamlar yaşandı. Sonra Sultan III. Ahmed Han, laleyi zenginliğin ve saygınlığın sembolü haline getirdi. Bir tek lale goncasına sahip olmak bile paha biçilemez bir servetti ve lalesi olanlara büyük saygı gösterilirdi. Sonraları Türkler, cömertlikleri ve misafirperverlikleri ile bu pek kıymetli serveti; lale soğanlarını, Avrupa ile paylaştılar. Bugün tüm dünya, lalelerini birbiri ile paylaşmakta ve lalelere aynı özel ilgiyi göstermektedir.

Lalezar’ın Zarafeti
Tarihimiz, el sanatlarıyla ve bu sanatlara ruhunu akıtan sanatkârlarıyla, köklü medeniyetine değer katmıştır. Lalezar, bu medeniyetin bir parçası olarak, işlemeye, icra etmeye, el emeğine kıymet vermeye devam etmektedir.

Lalezar, özel koleksiyonlarını alanında en kıymetli sanatçılarla üretmektedir. Lalezar’ın koleksiyonlarında tarihi derinliğin izleri, kadim bir kültürün dokusu ve sonsuz bir aşkın kendini ifade etmeye çalıştığı motifler yer almaktadır. Yalnızca eskiyi değil, tarihin güç kattığı varoluş estetiğine, bugünün ruhunu da işleyerek, tüm zamanları içselleştirmiş bir yolculuğa çıkarmaktadır. Bu yolculukta sizlere eşlik edecek en belirgin ve kalıcı tema ‘zarafet’tir.  

Takılarımızdan herhangi birini kullanırken geçmişin tutkusunu, gücünü ve sanatçının ellerinden dökülen emeği hissedersiniz. Eskimeyen, yaşlanmayan güzellikler, eşsiz eserlere dönüştürülerek zamana meydan okumaktadır. Her bir parça el emeğidir, eşsizdir, sanat ve aşk saçan ellerle yapılmıştır ve bir saygınlık göstergesidir.

Lalezar Koleksiyonları
Türkiye'nin gümüş ve altında ortaya koyduğu ince ve girift el işçiliği, dünya çapında markalaşmıştır. Lalezar, uluslararası piyasanın beklentilerini ve Türkiye’nin bu alandaki markasal değerini göz önüne alarak, takı tasarımında benzersiz ve en iyiyi üretmenin huzurunu yaşamaktadır. En sadesinden en alımlısına, zarif elmas tasarımlarıyla; eserlerimiz en yeni trendleri belirlemekte ve takı pazarına yeni ufuklar açmaktadır.

Doğrudan çalıştığımız yetenekli tasarımcılar sayesinde, takı tasarımında özgün tarz ve koleksiyonlarla sizleri buluşturuyoruz. Hakiki gümüş ve yarı-değerli taşlar ile zarif  ve dokunduğunu farklılaştıran büyüleyici tasarımlarımız, yurt içinde ve yurt dışında estetik zevkine sahip kişilerce satın alınmaktadır.

Küpe, bilezik, gerdanlık, yüzük ve çeşitli takı ve aksesuarlarına sahip koleksiyonlarımız haftalık olarak değişmekte; kadınların ve zarafeti seven erkeklerin beğenisine sunulmaktadır.

Bize Ulaşın

+90 216 474 2450 (pbx)
+90 555 978 4270
+90 533 522 7209
+90 216 474 2451
contact@talissimo.com

Twitter

    Facebook